Ramazan ayı biz Müslümanlar için son derece anlamlı ve değerlidir. Bu ayı kutsal kılan en önemli sebeplerin başında, kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim’in bu ayda indirilmiş olması gelir. Ramazan öyle şerefli bir aydır ki yapılan her ibadet ve işlenen her sevap kat kat mükâfatlandırılır. Ayrıca bilim insanlarının yaptığı araştırmalar da oruç tutmanın insan sağlığı üzerinde pek çok olumlu etkisi olduğunu ortaya koymaktadır.
Her yıl sahura kalkmanın huzuru ve iftar sofrasında ezan sesini beklemenin heyecanı bambaşkadır. Huzur içinde okunan cüzler, huşu ile kılınan teravih namazları bize bir kez daha Ramazan’ın “On Bir Ayın Sultanı” olduğunu hatırlatır. Bu mübarek ayda insan, Yüce Yaradan’a kendini daha yakın hisseder. Ramazan; mağfiretin, rahmetin ve bereketin ayıdır.
Oruç sadece aç kalmak değil; nefsi terbiye etmek, yanlış ve yasak olan her türlü davranıştan uzak durmaktır. Ne var ki bu ayın ruhuna uygun davranmayan manzaralarla da karşılaşabiliyoruz. Yollarda, hastanelerde, pazar ve marketlerde Ramazan’ın manevi iklimini kendi çıkarına çevirmeye çalışan insanların varlığı üzücüdür. Normalde dahi bir insana yakışmayan küfür, hakaret, iftira ve kavga gibi davranışların bu mübarek ayda da sürmesi düşündürücüdür. Trafikte bitmek bilmeyen tartışmalar, kamuya açık alanlardaki uygunsuz davranışlar ve özellikle yazılı-görsel medyada ortaya atılan asılsız ithamlar bu ayın ruhuyla bağdaşmamaktadır. Öte yandan şehirlerde çözülemeyen sorunlar ortadayken, makam ve mevkilerin arkasına sığınıp devlet bütçesiyle yapılan yardımları kendi şahsi lütfu gibi göstermeye çalışanları da unutmamak gerekir. Oysa Kur’an-ı Kerim’de belirtildiği üzere, “Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Gösteriş için yapılan hiçbir davranışın gerçek bir karşılığı yoktur.
Sosyal belediyecilik anlayışıyla kurulan iftar çadırlarında; işinden dolayı evine yetişemeyen ya da maddi imkânsızlıklar sebebiyle orada iftar eden vatandaşlarımızın, bilgileri ve rızaları olmadan görüntülenip sosyal medyada paylaşılması da ayrı bir üzüntü kaynağıdır. Yardımın ve hayrın gizlisi makbuldür; insan onurunu zedeleyen her tutum, yapılan iyiliğin ruhunu gölgeler. Nitekim Aristo’nun da dediği gibi: “Kendini bilmek tüm bilgeliğin başlangıcıdır.”
Temennim odur ki Ramazan ayının manevi iklimi kalplerimizi arındırsın; birlik, merhamet ve adalet duygularımızı güçlendirsin. Bu mübarek ayın dünya ve ahirette tüm insanlığa hayırlar getirmesini diliyorum.