Yağmur, toprağın dengesini ve yapısını doğrudan etkileyen en önemli doğal unsurlardan biridir. Yağışların yerinde ve zamanında gerçekleşmesi tarımsal verimliliği artırırken, aşırı yağışlar toprağın yapısının bozulmasına, hatta erozyona yol açabilmektedir. Nitekim son dönemde etkili olan yoğun yağışlar, toprağın suya doymasına neden olmuştur.
Başta belediyeler olmak üzere, ildeki sorunların çözümü ve vatandaşların karşılaştığı problemlere yönelik gerekli çalışmaların yapılması büyük önem taşımaktadır. Özellikle kış mevsimi öncesinde, belediyelerin sorumluluk alanlarına ilişkin fizibilite çalışmalarını tamamlamış olması gerekir. Bu kapsamda; yağmur suyu drenaj hatlarının, mazgalların ve dere yataklarının düzenli olarak temizlenmesi, sel riski bulunan yapılaşma alanlarında halkın güvenliğinin sağlanması, olası sel anlarında hızlı müdahale edebilecek yeterli ve donanımlı ekiplerin hazır bulundurulması gibi planlamaların yapılması ve gerekli tedbirlerin önceden alınması zorunludur.
Günümüzde gelişmiş imkânlar sayesinde hava olaylarına ilişkin verilere önceden ulaşılabilmektedir. Nitekim ilimizde de son haftalarda yağışların mevsim normallerinin üzerinde olacağına dair meteoroloji yetkilileri tarafından uyarılar yapılmış, gerekli tedbirlerin alınması gerektiği açıkça ifade edilmiştir. Elbette deprem ve sel gibi doğal afetlerle mücadele etmek her zaman kolay değildir. Ancak dere yataklarına ve sel riski yüksek çukur alanlara yapılaşmaya izin verilmemesi, riskli bölgelerde binaların su basman kotunun yüksek tutulması, ağaçlandırmanın artırılması ve yeşil alanların korunmasına yönelik planlı çalışmalar yapılması gibi önlemlerle olası afetlerin etkisi büyük ölçüde azaltılabilir.
İlimizde başta Eyyübiye, Viranşehir, Suruç ve Hilvan ilçelerimiz olmak üzere, selin yol açtığı olumsuzluklar nedeniyle vatandaşlarımız ciddi zorluklar yaşamıştır. Sel sularının etkisiyle birçok ev ve iş yerini su basmış, insanlar önemli maddi kayıplarla karşı karşıya kalmıştır. Dışarıda bulunan vatandaşlar ise özellikle trafik başta olmak üzere günlük hayatın birçok alanında büyük sıkıntılarla mücadele etmek zorunda kalmıştır. Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken, önceki sel felaketinde anlık paylaşımlar yaparak sert eleştirilerde bulunan bazı kişilerin bu kez ortalarda görünmemesi dikkat çekmiştir. Öte yandan, kendi ilçelerindeki sorunları görmezden gelerek başka ilçeler üzerinden eleştiri yapanlar ile yine kendi ilçesindeki durumu unutup Halilürrahman Gölü ve çevresini ziyaret ederek durumu yalnızca buradan değerlendiren ve halkın yanında olduğunu göstermeye çalışan bazı siyasilerin tutumu da kamuoyunda soru işaretlerine neden olmuştur.
Oysa böylesi afet durumlarında asıl ihtiyaç; sorumluluk bilinciyle hareket etmek, sahadaki gerçek sorunlara odaklanmak ve çözüm üretmeye katkı sunmaktır. Bu süreçte önemli olan; vatandaşın yanında olmak, yaraları sarmak ve benzer felaketlerin etkisini azaltacak kalıcı önlemler için birlikte hareket etmektir.
Şehrimizde doğal afetlerin neden olabileceği olumsuzlukların en aza indirilmesi ve ilgili tüm kurumların koordineli hareket etmesi dileğiyle
Hoşça kalın
Yazar Ahmet Emrah ERCAN