Köşe Yazıları

ADALET ERTELENİYOR: FİLİSTİN’DE SÜREN DRAM

Ortadoğu’da yıllardır süren çatışmalar artık yalnızca bir “kriz” değil, açık bir insanlık trajedisidir. İsrail hükümetinin Filistin topraklarında uyguladığı askeri operasyonlar ve sert güvenlik politikaları, dünyanın gözü önünde ağır yıkımlara yol..

ADALET ERTELENİYOR: FİLİSTİN’DE SÜREN DRAM

Ortadoğu’da yıllardır süren çatışmalar artık yalnızca bir “kriz” değil, açık bir insanlık trajedisidir. İsrail hükümetinin Filistin topraklarında uyguladığı askeri operasyonlar ve sert güvenlik politikaları, dünyanın gözü önünde ağır yıkımlara yol açmaktadır. Kadın, çocuk, yaşlı demeden sivillerin hayatını kaybetmesi; şehirlerin yerle bir edilmesi; milyonlarca insanın evsiz, yurtsuz bırakılması uluslararası hukukun ve insan hakları söylemlerinin ne kadar işlevsiz kaldığını acı bir şekilde ortaya koymaktadır.

Birleşmiş Milletler verilerine göre nüfusu yaklaşık 9,6 milyon olan İsrail, dünya nüfusunun çok küçük bir bölümünü oluşturmasına rağmen, sahip olduğu askeri güç ve uluslararası destek sayesinde bölgesel dengeleri belirleyen başlıca aktörlerden biri hâline gelmiştir. 1947’deki paylaşım planından bu yana çözülemeyen Filistin meselesi, geçen her yıl daha da derinleşmiş; diplomatik masalarda konuşulan çözümler sahada karşılık bulmamıştır.
Dünya kamuoyu defalarca tepki göstermiş, Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede protestolar düzenlenmiş, siyasi açıklamalar yapılmıştır. Ancak kınamalar, bildiriler ve diplomatik uyarılar sahadaki gerçeği değiştirmemiştir. Güç dengeleri, stratejik ittifaklar ve çıkar hesapları, insani dramın önüne geçmiştir.
İsrail hükümetinin ABD ile olan güçlü stratejik ortaklığı ve askeri iş birliği, bu politikaların uluslararası alanda ciddi bir yaptırımla karşılaşmamasında önemli rol oynamaktadır. Enerji kaynakları, jeopolitik konum ve küresel çıkar ağları, Filistin topraklarında yaşananların yalnızca yerel bir çatışma olmadığını; büyük bir güç mücadelesinin parçası olduğunu göstermektedir. Fakat bu mücadelenin bedelini siyasetçiler değil, siviller ödemektedir.

Boykot çağrıları, sert sloganlar ve protestolar elbette önemlidir; ancak tek başına yeterli değildir. Uluslararası hukuk uygulanmadıkça, çifte standartlar son bulmadıkça ve gerçek yaptırımlar devreye girmedikçe yaşananların durması beklenmemelidir. Sürekli ertelenen adalet, adalet olmaktan çıkar.
Gerçek çözüm; sivillerin korunmasını esas alan, işgali ve şiddeti sonlandırmayı hedefleyen, iki halkın da güvenliğini garanti altına alan somut ve bağlayıcı adımların atılmasından geçmektedir. Aksi hâlde öfke büyümeye, güvensizlik derinleşmeye ve Ortadoğu yeni nesiller için de bir çatışma coğrafyası olmaya devam edecektir.

İnstgram yazarahmetemrahercan
Twitter yazarahmetemrahercan
Facebook ahmet emrah ercan

İlgili Haberler

ÜYE GİRİŞİ

KAYIT OL